Çok ama çoook yakınım kişi doğurmadıkça bir daha tövbe bismillah 1. gün hastaneye gitmem! Bu konuda çok netim. Mümkünse 40 gün geçmeden eve de gitmem…Yaşamayan bilmezmiş ya doğum yapınca bir kez daha anladım.
Önceleri doğum oldu mu, haberi geldi mi, hasta değilsem koştur koştur ilk gün soluğu hastanede alanlardandım ben. Keza benim gibi düşünen, önceden bilgi isteyen herkesi ve yakınlarımızı kısacası süreci merak edenleri bilgilendirmek için (o hengamede eşim helak olmasın diye) doğum öncesinde bir bilgilendirme grubu kurduk. Defne’nin geldiğini gruptan müjdeledik. Çok şükür ki, bize her zaman destek olan ailelerimiz ve can dostlarımız bizi yalnız bırakmadı. El birliği ile atlattık.
Her şey aslında bir toz bulutuydu…
İlk gün hakikaten çok yoğun duygu ve süreçlerle geçiyormuş başımıza gelince anladık.
Ne halde doğurdun, o doğumhaneye nasıl gittin, neler hissettin kim bilir nasıl korktun, nasıl merak ettin kısaca neler yaşadın neler kim bilir… Bir de üstüne o ağrılar, sancılar, emzirme çabaları, acılar, acılar… Bununla da bitmiyor, bağırsak dediğimiz ikinci beynimiz kendini toparlayacak, fonksiyonlarını yerine getirecek diye bir sürü zorlu süreç cabası… Eee yani insan bir miktar özel alanı olsun istiyor bu süreçte. Toparlandıktan sonra da herkesi yanında istiyor o da ayrı 🙂
Tüm bunları yaşayıp öğrendikten ve bir miktar toparlandıktan sonra, yine aynı gruptan bir teşekkür yazısı ile rica notu arası karışık bir yazı paylaştım. Bunun çok da faydasını gördüm. Ev ziyaretleri için özellikle 1 ay beklenmesini rica ettim. Bebeğin aşıları yok, hastalığı var, akarı var kokarı var… Anne ve babanın bağışıklığının zıpkın gibi ayakta kalması lazım, zaten yeterince uykusuzlar, bir de virüstü vs. uğraşmamalılar. Ee bebeğin zaten ilk aşısı 1. Ayında. O zamana kadar çok korunmasız… Gibi gibi bu ricanın çok alt sebebi vardı aslında. Bence en önemli alt metni, çekirdek ailenin hayata yeniden adapte olması, birbirine adapte olması, evin yeni düzenine adapte olmasıydı… Birde annenin fiziksel olarak yeniden ayağa kalması da diğer en önemli husus bence. Emzirmesi ayrı, kendini taşıması ayrı, dikişiydi vs. zor işler kısacası.
Eskilerin 40 gün demesinin cidden bir sebebi varmış yani. Siz siz olun, büyüklerin söylediklerini kulak arkası etmeyin, bir şey dendiyse zamanında bir sebebi vardır bunu bilni 🙂 40 gün mevzusu başka bir yazının konusu. Onu ayrıca yazacağım. Kıssadan hisse, bu süreçte kendinizi değil, karşınızdaki sevdiklerinizi düşünerek hareket edin derim. Çünkü buna cidden ihtiyaçları var 🙂
Kalın sağlıcakla…