Ek gıdaya geçmek bir dert geçmemek ayrı dert. Yine her kafadan bir sürü yorumla ilk denememizi yaptık! Ben ilk ne ile başladıysam çocuğumda onunla başladı. Pirinç unu muhallebi! Sonuç hüsran… Ben yıldım mı yılmadım tabi ki…
Her bebeğin süreci kendine efendim. Bizimkinde bitmeyen gaz olduğu için bağırsak hareketlerini izlemek için su muhallebisi ile denemeye karar verdik doktorumuzla… Herkes “muhallebi mi kaldı canımm”, yorumuyla sürece katkı sağlamaya çalıştı. Kimi “yoğurt ver” dedi, kimi “meyve suyu ver” dedi. Biz ise, doktorumuzu dinledik en zor seviyeden sürece başladık!
Defne’den gece maması yerine muhallebi yemesini bekledik. Daha doğrusu denedik. Defne 5 aylıktı. Tabi ki sıvı mama beklerken pelte pelte gelen muhallebiyi reddetti. İlk denemede etraf da bir hayli battı Defne de. Defne yedi yemedi derken, üstü başını değiştirirken oyuna başladı. Uyku deseniz sizlere ömür… Tam 2 saat sürdü tekrar uyuması. Ben perişan, baba perişan, Defne’nin dünya umrunda değil falan filan…
İkinci gece babası biş yandan ben bir yandan parmak parmak muhallebiyi yedirmeye çalışırken kısmen daha bir iyiydi süreç. Yanlış okumadınız parmak parmak yedirdik. Zaten bizim parmaklar bir süredir profesyonel diş kaşıyıcıları olduğundan Defne’nin favorileriydi. Lakin iş muhallebili parmaklara gelince Defne bunu pek sevmedi ve gündüz cok cok parmak emen kız parmakla ilişkisini kesti. Meğer bizimki parmağı sade seviyormuş.
3. Deneme kısmen biraz daha iyiydi ama Defne’nin bağırsakları o kadar iyi değildi. Muhallebi kabızlık yapınca ısınmaya başladığımız sürece ara verdik. Anne sütüne dönüş yaptık.
Anne sütüne ek kahvaltı ile başladık…
6 ayını tamamladığımızda bizim kız adeta bağımlı gibi emiyordu ama artık anne sütü ihtiyacını tam karşılamıyordu. Rutin doktor kontrolünde artık kahvaltıyı deneyelim dedi doktorunuz.
Üzün pekmezi
Keçi peyniri
Bebe bisküvisi
Haşlanmış yumurta sarısı ile başladık.
(Özellikle ölçü vermiyorum. Yanıltmak istemem keza her bebeğin boyu, kilosu vs. değişkenlik gösterebilir.)
Tüm malzemeleri çatalla ezeceksin dedi Doktor. Nasıl yani diyerek şaşkınlığımı dile getirdim ki, Defne kabul edene kadar çatalla ezerek kıvamına karar vereceksin dedi. Ama dedim pelte pelte nasıl olacak. Bugün pelte yemezse katı gıdaya çok zor alışır dedi. Şeyda pek tabi ki bunu pek sevmedi. Kafamda deli sorular acabalarla ilk gün kahvaltıyı çatalla eze eze hazırladım. Biraz sulu bıraktım ki Defne reddetmesin. İlk günün sonunda kızıma daha çok güvenmem gerektiğini anladım. Defne hem oynadı, hem merak etti ne yiyorum diye, biraz yüzü buruştu, çoğunu dışarı çıkarttı ama yediğini yedi.
Kahvaltı öncesi en az 3,5 saat emmeden kahvaltısına başladık 2. Gün. Biraz daha az ezerek hazırladım bu sefer. Yine merak etti, parmaklarını mamaya soktu, tanıdı. Parmaklarını emdi. Diş kaşıma için aşina olduğu kaşığından kahvaltısını istedi. İstemediği noktada ben de zorlamadım. Velhasıl 2. Gün performansımız daha iyiydi.
3. Gün biraz daha pelteli bir şekilde hazırladım kahvaltıyı. Defne’nin kabul ettiği yere kadar deneme yanılma yoluyla kıvamı oturtacaktım. 3. Gün kahvaltıyı çok daha fazla hevesle istedi. Porsiyonu bitirmeye artık çok yakındık.
Veee 4. Gün artık zafer bizimdi. Defne artık mamasını tanımıştı, hem mamasıyla hem benimle oyun oynayarak mamasını tamamını bitirmişti!
Üstelik bağırsakları da çalışıyordu. Aç olduğu için kahvaltısını iştahlı yiyordu.
Her gün kahvaltısını biraz daha pelte bıraktım. Her gün git gide sıvı seviyesini de azaltarak hazırladım. 1 haftanın sonunda katışıma tereyağ ve ceviz de girdi.
Bugün, Defne’nin dişleri henüz çıkmadı. Ama pelteleri rahatlıkla damağında ezerek yutabiliyor. Ne kadar katı ise o kadar rahat yutuyor diyebilirim. Her gün önceki güne oranla daha az etrafı batırıyoruz. Mama sandalyesine henüz geçmedik. Yerde emzirme yastığını tampon olarak kullanarak yiyoruz. Böylece kahvaltısını tanıyor, dokunuyor, oynuyor ve yiyor.
Katı gıda geçişinde çocuğunuza güvenin derim. İlla ki bir orta yolda buluşacaksınız. Anne sütü hala çok önemli ama azaltmak da gerekli ki yemeğe yer açılsın. Size güvenirse, emmeye güvenirse yemekten ve yeme fikrinden uzaklaşacaktır bebek. Unutmayın sizden çok daha akıllılar. Siz deneyin, o kendine kolaylığını bulacaktır. Bebekler süreçlere biz yetişkinlerden daha hızlı adapte oluyorlar.
Bizim doktorumuzun bir lafı var ve çok haklı! “Yetersiz ya da beceriksiz anne yoktur, az cesaretli anne vardır!” Siz sadece önce bebeğinize sonra kendinize güvenin yeter…
Boş iştahlı günlere…