2018’den 2019’a… 1 seneden daha fazlası…


Sene sonu çocuklarından olmamdan olsa gerek, her sene senelik gözden geçirmem doğum günümle başlar, senenin son gününe kadar devam eder… Birçok insan gibi, bitirdiğimiz senede neler öğrendim, neler yaşadım, ne kadarı aklımda, ne kadarı silinmiş gibi gibi bir muhasebe defteri tutarım. 2 Aralık’ta başlayan bu süreç, 31 Aralık’a kadar içten içe devam eder… Benim yeni yıla hazırlık ritüelim gibi bir şeydir bu rutinim.

Yürek yorulunca ter gözden akarmış…

Benim için 2018 oldukça yorucuydu. Çokça zordu. Zaman zaman duvara çarptırdığı da oldu. Son tokatını doğum günümden hemen sonra attı. Beni çok iyi salladı. Hasar raporum sağ gözüm oldu. Artık nasıl bir sene geçti ise, bir şekilde görmeyi reddettiğim yerleri nasıl hasır altı ettiğimi, sağ gözümde görme kaybı ile gözüme soktu. 

Bu tokat; basit ama kişisel beklentilerin etrafında, bizken nasıl BEN olmalıyım, benken nasıl BİZ olabilirizin arasındaki dengenin gerekliliğinin kıymetini gösterdi. “Beklenti yok, hayal kırıklığı yok!” cümlesinin anlamını doldurdu. Akışta kalmanın; boşvermişlikten öte planlı, ne istediğini açıkça ortaya koyup, ANın getirdiği ile mutlu olmak demek olduğunu gözüme soka soka deneyimletti. İstediğim, düşlediğim, düşlediğimin de ötesinin ANlarını aslında gelişine yaşamayı beklemekten ziyade, tasarlamam gerektiği dersi, bu yaşımın dersi oldu. Tasarlamaktan kastım, ne istediğimin resmini iyi çizmek aslında… Sene yonu yeterlilik 2 Aralık 2019’da bakalım bu sefer geçer miyim, kalır mıyım göreceğiz. 

Bu seneyi fiziki bir hasar ile kapatıyor olabilirim, lakin ruhumunu besleyen bir deneyim olduğunu söyleyebilirim. Belki hala göremiyor olabilirim ama, en azından durumun farkına varmamı, kendimi ihmal etmemin bedelinin nasıl ağır olduğunu bana gösterdi. İnsanın ne büyük ihanetinin kendisine özen göstermemek olduğunu hatırlattı. Bu özensizliğin sonucunda da ödenecek bedelin en kıymetlisinden geleceğini yaşattı. En kıymetlisi olduğunu bilmediğinden verdi belki de. Öncelik sıralamamın sapmasının, aslında bana nelere mal olabileceğini 45 dk lık MR çekiminde bizzati iliklerime kadar hissettirdi. O MR a giren kişi ile çıkan kişi arasında ciddi bir fark olduğunu söyleyebilirim. 

Kıssadan hisse…

2018; her şekilde öğretti, düşündürdü, önce ağlattı sonra da güldürdü. Günün sonunda bolluğun şükür ile kabullenmeden geçtiğini hatırlattı. 

Yaşadıklarımdan öğrendiğim çok şey var. Yaşadığım her şeyin sorumluluğunu alıyorum. Yaşadım evet, kabul ediyorum. Yaşadıklarımın bundan sonra yaşamımda engel oluşturmasına izin vermiyorum! Yeni yılda, kendimi daha çok gören, kendimi daha iyi duymayı hedefleyen, bildiğim bilmediğim tüm yollarla hayatıma anlam, bolluk ve bereket katan fırsatlara kapımı sonuna kadar açıyorum.

Yeni yıl dileğim…

2019, yüzümüzü güldürsün bir de başımızı döndürsün. Baş dönmesi mutluluktan olur, bolca paradan olur, huzurdan olur…. Mesajımı almıştır o 🙂 Laftan çok icraatlerin senesi olsun yeter aslında. Yaşama kısmını ben keyifle üstleniyorum… 

Sağlıkla, mutlulukla, dönüşümü kabul ederek, AŞK’la, şarkılarla, yaşamla uyumlu dans ederek edeceğimiz bir sene diliyorum. Ve öyle de oldu… NAMASTE!

You may also like

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir